Tarihçe

1826

MUZİKÂ-İ HÜMÂYÛN’UN DOĞUŞU

Sultan II. Mahmud’un 1826’da lağvettiği Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Batı tarzındaki modern ordu için  bir de askeri bando kuruldu. İtalyan müzisyen Giuseppe Donizetti sultanın daveti üzerine 1828’de İstanbul’a gelerek Muzikâ-i Hümâyûn’un başına geçti. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk müzik okulu olan Muzikâ-i Hümâyun Mektebi 1831’de Maçka’da kuruldu. Okullaşma, askeri bandoların sayısıyla etkinliklerinin artmasına yol açtı. Sultan Abdülmecid döneminde Muzikâ-i Hümâyûn’un faaliyet alanı daha da genişleyecektir.

1856

DONİZETTİ PAŞA’NIN VEFATI – ARANDA PAŞA’NIN KATKILARI

Donizetti Paşa 1856’da İstanbul’da hayata gözlerini yumdu ve onun ölümüyle boşalan Muzikâ-i Hümâyûn kumandanlığına Callisto Guatelli (1819-1899) getirildi. Sultan Abdülaziz döneminde sarayın dışında kurulan bandoların artması üzerine Osmanlı Sarayı’nda Umum Mızıkalar Nezareti kuruldu.
Muzikâ-i Hümâyûn, 1876’da tahta çıkan Sultan II. Abdülhamid döneminde eski görkemine kavuştu. Müziksever padişah Muzikâ-i Hümâyûn’u genişletip zenginleştirdi, teşkilat içindeki bölüm sayısı 13’e yükseldi. İspanyol müzisyen Fernando de Aranda (1846-1919) ile Muzikâ-i Hümâyûn’da 1828’den beri egemen olan İtalyan ekolü yerini Fransız ekolüne bıraktı.
Aranda Paşanın Muzikâ-i Hümâyûn kumandanlığı döneminde Saray Orkestrası İstanbul’da halk konserlerine çıkmaya başladı. Orkestra müziğinin sarayın ve saray tiyatrosunun duvarları içine hapsolmayıp şehir hayatına da nüfuz etmeye başlaması bakımından bu karar büyük önem taşıyordu.

1909

SAFFET ATABİNEN DÖNEMİ

1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet’le birlikte yabancı kökenlilere İmparatorluk kurumlarında çalışma yasağı getirilince görevden alınan Aranda Paşa, Muzikâ-i Hümâyûn’da 1900’lü yılların ilk çeyreğine damga vuracak Saffet Atabinen ve Cumhuriyetin müzik alanındaki devrim hareketinin ön saflarında yer alacak Zeki Üngör gibi gençlerin yetişmesinde söz sahibi oldu. Atabinen, Aranda paşa’nın yerine 1909’da Muzikâ-i Hümâyûn kumandanlığına getirildi.

Saffet Atabinen 1910’lu yılların başında Saray Orkestrasını ilk kez senfonik eserlerden oluşan bir konserde yöneterek müzik tarihimizin dönüm noktalarından birine imza attı. Orkestra bu tarihi konserinde, hafif eserlerden oluşan repertuvarını bir yana bırakıp Beethoven’in 7. Senfoni’sini seslendirdi. Zeki Üngör konserde Mendelssohn’un Keman Konçertosu’nu solist olarak yorumladı.

1916

ŞEF: ZEKİ ÜNGÖR

Atabinen’in 1916’da emekli olmasının ardından Muzikâ-i Hümâyûn, Atatürk’ün talimatıyla Ankara’ya taşındığı 1924’e kadar Zâti Arca’nın kumandanlığında faaliyetini sürdürdü. Muzikâ-i Hümâyun Filarmoni Orkestrası 25 Aralık 1917-31 Ocak 1918 tarihleri arasında Kızılhaç yararına çıktığı Avrupa turnesinde ilk kez Osmanlı İmparatorluğu sınırları dışında konserler verdi. Basri Özozan, şefliğe geçen hocası Zeki Üngör’ün yerine 1918’de Muzikâ-i Hümâyun Filarmoni Orkestrası’nın başkemancısı oldu.

Muzikâ-i Hümâyun Filarmoni Orkestrası 1918’den itibaren İstanbul’daki L’Union Française’de haftalık konserler vermeye başladı. İstanbul’un müzik yaşamına damga vuran bu gelişme, yıllar sonra Ankara’da dinleyicilerine ‘haftalık olağan abonman konserleri’ sunacak olan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın tarihinde yeni bir sayfanın daha açılması anlamına geliyordu.

Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılmasıyla Muzikâ-i Hümâyûn Son Halife Abdülmecid Efendi’ye bağlanarak, Makâm-ı Hilâfet Muzikası ismiyle varlığını sürdürdü.

1924

MUZİKA-İ HÜMAYUN ANKARA’DA

3 Mart 1924 günü Hilafetin de kaldırılmasıyla Saraya bağlı Makâm-ı Hilâfet Muzikası ve Mâbeyn Fasıl Heyeti işlevlerini yitirdiler. Üngör yönetimindeki Makâm-ı Hilâfet Muzikası, Rumeli muhacirleri yararına verilecek konser için Ankara’ya çağrıldı. Konser 11 Mart 1924 tarihinde Milli Sinema binasında başarıyla yapıldı. 2 Nisan’daki ikinci konserinde de aynı ölçüde başarılı olan topluluk 6 Nisan günü TBMM’nin aldığı kararla yayınlanan resmi yazıyla Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti unvanı aldı.

Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti, başkentteki ilk yapılanması gereği Orkestra Heyeti, Bando Heyeti ve İncesaz (Fasıl) Heyeti adlarıyla üç farklı birimden oluşmaktaydı. Riyaset-i Cumhur Orkestrası’ndan Zeki Üngör ve Riyaset-i Cumhur Bandosu’ndan şef yardımcısı Veli Kanık sorumlu olurlarken, Riyaset-i Cumhur İncesaz Heyeti’ni Nuri Halil Poyraz yönetecekti. Orkestra Ankara’da halka yönelik haftalık düzenli konserler vermeye de başladı.

1926

SEYYAR GEMİ TURNESİ

Karadeniz gemisine kurulan Seyyar Sergi kapsamında genç Türkiye’nin Avrupa’nın sahil kentlerinde tanıtılması amaçlanıyordu. 1926 yılının 7 Haziran ve 5 Eylül günleri arasında çıkılan gezi, Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti’nin o güne kadar ülke dışındaki en görkemli gövde gösterisiydi. Orkestra üç ay süren turne kapsamında Le Havre, Marsilya, Cenova, Venedik, Trieste, Barselona, Liverpool, Antwerp, Londra, Hamburg, Stockholm, Helsinki, Leningrad, Danzig, Kopenhag, Amsterdam, Batum, Odessa, Köstence ve Varna limanlarında konserler verdi.

1932

RİYASET-İ CUMHUR FİLARMONİ ORKESTRASI

25 Haziran 1932 tarihli ‘Riyaset-i Cumhur Orkestrası’nın Maarif Vekâleti’ne Raptı’ yasasıyla orkestra müzisyenleri ve fasıl heyetinden oluşan elli kişilik Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti, Milli Savunma Bakanlığı’ndan alınarak öğretmen kadrosuyla Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Armoni Muzikası ise Millî Savunma Bakanlığı’na katıldı. Cumhurbaşkanlığı himâyesindeki resmi senfoni orkestrası askeri bürokrasiden sivil bürokrasiye geçerek ‘sivilleşti’ ve ismi Atatürk’ün isteğiyle ‘Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası’ olarak değiştirildi.

1934

ŞEF: AHMET ADNAN SAYGUN

Zeki Üngör’ün yerine şefliğe getirilen Ahmed Adnan Saygun Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası’nı kendisine ait Özsoy ve Taşbebek operalarının prömiyerlerinden sonra ilk kez 23 Kasım 1934 tarihinde yönetti. Saygun’un kulağından tedavi görmek için ayrılmak zorunda kalmasının ardından, Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası’nın başına Avusturyalı şef Hermann von Schmeidel (1894-1953) getirildi ama ‘CSO’yu cumhuriyet döneminde yöneten ilk yabancı şef’ unvanlı Schmeidel’le aynı yıl içinde yollar ayrıldı.

1935

ERNST PRAETORİUS’LU YILLAR

Alman orkestra şefi Dr. Ernst Praetorius, Türk müziğini yapılandırmak misyonuyla görevlendirilen besteci Paul Hindemith aracılığıyla Türkiye’den gelen daveti kabul etti. Praetorius, Cumhuriyetimizin on ikinci yıldönümüne denk getirilen 29 Ekim 1935 tarihindeki konserde Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası’nı ilk kez yöneterek görevine başladı. 1935-1946 yılları CSO’nun tarihine ‘Ernst Praetorius’lu yıllar’ olarak geçecektir.

Cumhuriyetin ilk kuşak bestecilerinden Hasan Ferid Alnar (1906-1978), Ekrem Zeki Ün’den sonra, 1936 yılında yardımcı şeflik görevine gelen ikinci Türk şefti. Alnar, göreve geldiğinin sekizinci ayında Praetorius’un hastalanması üzerine CSO’nun haftalık konserlerini yönetmeye başladı.

Güçlendirilen Ankara Radyosu 28 Ekim 1938’de Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası’nın konserini canlı yayınlayarak dinleyiciyle yeniden buluştu. Orkestra, Radyoevi’nin 1 numaralı Büyük Stüdyo’sunda Radyo Senfoni Orkestrası adıyla 160 kadar dinleyici önünde her hafta iki tane konser vermeye başladı.

1942

DÜNYADA BARIŞ

Praetorius yönetimindeki Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası ve Konservatuvar Korosu, Beethoven’in ölümünün yüz on beşinci yıldönümü olan 1942’de, bestecinin 9. Senfoni’sini Konservatuvarın Cebeci’deki binasında bulunan salonda seslendirdi. Orkestra bu tarihi konserle 2. Dünya Savaşı’nın en zor günlerini yaşayan dünyaya barış ve kardeşlik mesajı veriyordu.

Dr. Ernst Praetorius, ikinci vatanı Türkiye’nin son 11 yılını verdiği başkentinde 26 Mart 1946’da son nefesini verdi ve vasiyeti üzerine Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verildi. Orkestranın birinci şefliğine besteci ve şef Hasan Ferid Alnar getirildi.

Beethoven’in yüz yirminci ölüm yıldönümüne denk gelen 22-26 Mayıs 1947 tarihlerinde Ankara’da ‘Beethoven Bayramı’ düzenlendi. Bestecinin dokuz senfonisini yönetmesi için ünlü Alman şef Hermann Scherchen Türkiye’ye davet edildi. Scherchen CSO’yu beş günde yapılan beş konserde Beethoven’in dokuz senfonisinde yönetti.

1959

İLK ANADOLU TURNESİ: ERDEK ŞENLİĞİ

Hasan Ferid Alnar 1946’dan beri birinci şefi olduğu CSO’nun başından, sağlık sorunları nedenleriyle 1953’de istifa edince, Ankara Operası’nın temsillerini yönetmek için önceki yıllarda Türkiye’ye gelmiş Hans Hörner CSO konserlerinde şef olarak Alnar’ın yerini almaya başladı.

Günümüzde kısaca ‘CSO Yasası’ diye bilinen 6940 sayılı ‘Riyaseti Cumhur Senfoni Orkestrası Kuruluşu Hakkında Kanun’ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 25 Mart 1957’de kabul edildi. Topluluğun ismi Riyaseti Cumhur Senfoni Orkestrası oldu. Amerikalı orkestra şefi Robert Lawrence 1958’de CSO’nun birinci şefi oldu. Hikmet Şimşek ise Haziran 1959 itibariyle CSO’nun şef yardımcılığı görevine getirildi.

Eylül 1959’da Balıkesir’de düzenlenen Erdek Şenliği’ne yapılan ziyaret, Hikmet Şimşek yönetimindeki CSO’nun uzun tarihinde çıktığı ilk Anadolu turnesiydi. Balıkesir’den başlayıp 5-20 Eylül günleri arasında düzenlenen bu tarihi turneye ‘Ordu ve Bölge Konserleri’ adı verildi. ‘Halk, Ordu ve Gençlik Konserleri’ adı verilen ikinci Anadolu turnesi Şimşek yönetiminde Şubat 1960’da güney illerimize yapıldı.

1961

DEVLET KONSER SALONU

Mayıs 1960’da CSO’nun hedefinde Karadeniz bölgesi vardı. Trabzon’da verilen konserlerle başlayan ‘Karadeniz Bölgesi Ordu ve Bölge Konserleri’ Giresun, Ordu, Samsun, Sinop ve Zonguldak duraklarından oluşuyordu. Şef Robert Lawrence aynı yıl yerini İtalyan şef Bruno Bogo’ya bıraktı. Bogo ve Hikmet Şimşek CSO’yu Mayıs 1961’de yapılan ‘Ordu ve Bölge Konserleri’ kapsamında Kayseri, Sivas, Malatya, Elâzığ, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, Edirne, Kocaeli’de verilen konserlerde yönetti.
CSO Konser Salonu, Bruno Bogo yönetimindeki CSO ve solist Suna Kan’ın katılımıyla, Cumhuriyetin ilanının otuz sekizinci yıldönümü şerefine 29 Ekim 1961 tarihinde düzenlenen küçük bir konserle hizmete girdi. Mimarlar Ertuğrul Özakdemir ve Feridun Helvacıoğlu, Talatpaşa Bulvarı üzerinde bulunan Sergievini ‘Devlet Konser Salonu’na dönüştürme projesine imza atan isimlerdi. CSO’nun o zamanki müdürü Mükerrem Berk 800 dinleyici alan salonun kapılarının açıldığı 1961 yılını, 1826 yılında dünyaya geldiği kabul edilen CSO için ikinci ve hatta ‘asıl’ kuruluş yılı olarak gördüğünü ifade ediyordu.
CSO üyelerinden oluşan oda orkestrası kemancı Fethi Kopuz şefliğinde daha önce ziyaret edilmeyen doğu illerimize Nisan 1962’de bir turne yaptı. Solist, özel olarak bu turneye katılmak isteyen kemancı Suna Kan’dı. Erzincan, Gümüşhane, Erzurum, Muş, Bitlis, Van, Hakkâri, Tatvan-Bitlis, Siirt, Batman, Diyarbakır, Malatya, Kayseri turne kapsamında ziyaret edilen illerdi.

1962

İLK ORTADOĞU TURNESİ

CSO Mayıs 1962’de Bruno Bogo şefliğinde ilk kez Ortadoğu ülkelerinde konserler verdi. Kemancılar Ayla Erduran ve Suna Kan’ın solist oldukları turnede Tahran, Bağdat, Beyrut ziyaret edildi.

Bruno Bogo’dan boşalan birinci şeflik görevine Ekim 1962’de Alman orkestra şefi Otto Matzerath getirildi. Matzerath yönetiminde çıkılan ve Almanya, İtalya, İsveç, Norveç, Finlandiya’yı kapsayan Avrupa turnesi, 1917-18 ve 1926 turnelerinden sonra orkestranın Batı ülkelerine yaptığı üçüncü seferdi.

Matzerath’ın ertesi yıl görevinden ayrılmasından sonra Gotthold Ephraim Lessing 1963-64 sezonu başında CSO’yu birinci şef sıfatıyla yönetmeye başladı. CSO’yu ilerde yardımcı şef ve daha sonra birinci şef olarak yönetecek olan Gürer Aykal 1964’de orkestraya ikinci keman grubu üyesi olarak girdi.

Bursa ve Eskişehir için başlatılan ‘Pilot Bölge’ uygulaması kapsamında Lessing yönetimindeki CSO Kasım-Aralık 1964’de Eskişehir ve Bursa’da verdiği konserlerde kemancı Fethi Kopuz ve piyanist İdil Biret’e eşlik etti.

1966

DÖRDÜNCÜ AVRUPA SEFERİ

Ekim 1966’da Lessing yönetiminde çıkılan Avrupa turnesinde 102 kişiden oluşan sanatçı ve görevli kadrosuyla CSO kemancı Suna Kan ve piyanist Verda Erman’ı da solist olarak yanında götürdü. Gidilen şehirler Bükreş, Budapeşte, Salzburg, St. Pölten, Viyana (Musikvereinsaal), Münih, Bonn, Mannheim, Bern ve Zürih’ti.

Lessing yönetimindeki CSO 9-18 Mayıs 1968’de çıktığı bahar turnesinde Karabük, Bolu, Sakarya, Kocaeli, Balıkesir, Bursa ve Eskişehir’e gitti. Halk, üniversite ve ordu mensuplarına verilen konserlerde CSO piyanist İdil Biret’e eşlik etti. Verilen 11 konserde CSO’yu 8.600 kişinin dinlediği ve dinleyicilerin yarıdan çoğunu öğrencilerin oluşturduğu saptandı.

Mayıs 1969’daki Ege turnesinde İzmir, Aydın, Denizli, Isparta, Alanya ve Antalya’ya gidildi. Anadolu şehirlerinde senfonik konser verilebilecek salonların yokluğundan dolayı bu turnede de CSO konserlerini spor salonlarında verdi ve yine 11.000 gibi büyük bir dinleyici kitlesine ulaşıldı.

1973

BİRİNCİ İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ

Mayıs 1971’de Lessing yönetiminde çıkılan ve önemli Alman şehirlerini kapsayan turne, bu şefin yönetiminde çıkılan son Avrupa turnesi olacaktı. 13 Mayıs’ta Belgrad’da başlayıp 2 Haziran’da Leverkusen’de sona eren turnede CSO Maribor, Münih, Stuttgart, Karlsruhe, Rüsselsheim, Holzminden, Hameln, Kiel, Hamburg ve Bonn’da konserler verdi. Lessing’in CSO’nun başında 1963’de başlayan birinci şeflik serüveni 1971’de son buldu.

CSO 1972’de Fransız şef Jean Périsson ile çalışmaya başladı. Kısa süreli Saygun (Fransız) ve İtalyan (Bogo) deneyimlerini saymazsak Praetorius-Hörner-Matzerath-Lessing dörtlüsünün Alman çizgisinden sonra, CSO ilk kez Fransız ekolünden bir şefe emanet ediliyordu.

Haziran-Temmuz 1973’de ilk kez düzenlenecek Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde beş konser vermesi için davet alan CSO festival için yoğun bir hazırlık yaptı. CSO yurtdışı turnelerine gösterdiği özeni 1. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserlerine de gösteriyordu.

1975

CSO YAVRU VATANDA

Avrupa Konseyi’nin 25. kuruluş yıldönümü nedeniyle Mayıs 1974’de Konseyin merkezinin bulunduğu Fransa’nın Strasbourg şehrine davet edilen Jean Périsson yönetimindeki CSO hem burada hem de Baden-Baden’de konserler verdi.

Gürer Aykal 1975’de CSO’ya yardımcı şef olarak atandı. Aykal; Üngör, Saygun, Alnar ve Şimşek’ten sonra CSO’yu düzenli olarak yöneten dördüncü Türk şef oldu. Aykal, şef yardımcılığı görevini 1986’ya kadar Hikmet Şimşek’le paylaşacaktı.

CSO, Jean Périsson yönetiminde tek yurtdışı turnesini 1975’de eski Sovyetler Birliği coğrafyasına yaptı. Vilnius (Litvanya), Riga (Letonya), Talinn (Estonya) ve Moskova’dan (SSCB) oluşan turne, CSO’nun bu şehirlere yaptığı ilk turne olması bakımından büyük önem taşıyordu.

1973’de kurulan Sevda-Cenap And Müzik Vakfı 21 Aralık 1975 tarihli ilk toplantısında CSO’yu da ilgilendiren önemli kararlar aldı. Vakıf icra edeceği Türk eserlerinin partilerinin kira bedelleri için CSO Yönetim Kurulu’na 30.000 TL tahsis edilmesini karara bağlamıştı.

CSO 1976 yılı sonbaharında yavru vatan Kıbrıs’ın yolunu tuttu. Turne konserleri Magosa, Girne, Güzelyurt ve Lefkoşa’da verildi.

Jean Périsson Şubat 1977’de yönettiği son konserin ardından CSO’nun başından ayrıldı. Périsson’dan boşalan birinci şeflik görevine aynı yıl Polonya’nın önde gelen şeflerinden Tadeusz Strugała getirildi.

1980

80’Lİ YILLAR

CSO 1982 yılının 21 Eylül-1 Ekim günleri arasında düzenlenen turnede Berlin, Hamburg, Hannover, Bonn, Karlsruhe ve Stuttgart gibi önemli Alman şehirleriyle İsviçre’nin başkenti Bern’de Hikmet Şimşek ve Gürer Aykal yönetiminde konserler verdi.

CSO 4-24 Nisan 1986 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası 2. Ankara İlkbahar Müzik Şenliği’nde Karsten Andersen ve Theodore Bloomfield yönetiminde konserler verdi. CSO bu tarihten itibaren Ankara Müzik Festivali’ne her yıl katılacaktır.

1986’da eski Sovyetler Birliği coğrafyasına çıkılan turnede Gürer Aykal yönetimindeki CSO Moskova, Vilnius, Kaunas ve Leningrad’da konserler verdi.

CSO’yu 1980’li yılların başından itibaren yönetmeye başlayan Rengim Gökmen orkestrayı 1987’de İtalya’ya turneye taşıdı.

1988’de Gürer Aykal CSO’nun birinci şefliğine getirildi. Bu tarihi bir atamaydı zira Hasan Ferid Alnar’ın ardından bir ilk yaşanıyor ve orkestranın tarihinde ikinci kez bir Türk şefe CSO’yu birinci şef olarak yönetme yetkisi veriliyordu.

Gürer Aykal 1989’da CSO’yu yeniden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne turneye götürerek Magosa ve Girne’de verilen konserlerde yönetti.

1990

90’LI YILLAR

Gürer Aykal yönetiminde üst üste üç yıl boyunca çıkılan yurtdışı turnelerin adresi 1990’da Çekoslovakya, 1991 ve 1992’de ise Almanya’ydı.

CSO 3 Ekim 1992’de Gürer Aykal yönetiminde Hipodrom’da verilen sezon açılış konserinde orkestra alanı dolduran on binlerce dinleyiciye hitap etti.

1992’de ‘CSO Konser Salonu ve Koro Binaları’ başlığıyla bir mimari yarışma açıldı. Yarışmanın Doğan Tekeli başkanlığındaki jürisi başvuruda bulunan 46 projenin arasından Uygur Mimarlık’ın projesini birinciliğe layık gördü.

9 Ekim 1993 akşamı yine Hipodrom’da verilen sezon açılış konseriyle altmış bin kişiye ulaşılarak bir rekor kırıldı.

Ekim 1993’de CSO bir ilke imza atarak Güney Kore’yi ziyaret etti. Şefler Tadeusz Strugala ve Yoshinao Osawa yönetiminde iki konser verildi.

Kasım 1994’de çıkılan Japonya turnesi, CSO’nun bu ülkeye yaptığı ilk turneydi. Tokyo ve Saitama’da verilen ikişer konseri Yoshinao Ozawa ve Gürer Aykal yönetti.

Ocak 1997’de Gürer Aykal yönetimindeki CSO yine tarihinde ilk kez çıktığı ABD turnesinde, aralarında New York’un da olduğu çeşitli şehirlerde 10 konser verdi.

Gürer Aykal 1999’da CSO’nun birinci şefliği görevinden ayrıldı.

2000

2000’Lİ YILLAR

CSO, Cem Mansur yönetiminde Eylül 2000’de çıkılan İngiltere turnesinde Bristol, Croydon ve Londra’da konserler verdi.

2008, CSO Konser Salonu’nun baştan aşağı yenilendiği yıl oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Doğuş Grubu arasında imzalanan protokolle CSO Konser Salonu 10 milyon TL bütçeli bir renovasyona girdi. Doğuş Grubu orkestranın ‘ana sponsorluğunu’ da üstlendi.

Yenilenen salon 10 Ekim 2008’de piyanist İdil Biret’in resitali ve Rengim Gökmen yönetimindeki CSO’nun 12 Kasım’da verdiği konserle açıldı.

2008’deki yurtdışı turnelerden biri Moskova’ya, diğeri ise Türkiye’nin ‘Onur Konuğu Ülke’ olarak katıldığı Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında Ekim ayında Frankfurt’a yapıldı. Frankfurt’taki konserde Saygun’un başyapıtı Yunus Emre Oratoryosu Almanca olarak seslendirildi.

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın ülkemizin müzik hayatına olağanüstü katkılarda bulunmuş kişi ve kurumlara 1989 yılından beri her yıl dağıttığı Onur Ödülü Altın Madalyası’nın 2008 yılındaki sahibi CSO oldu. CSO ödülünü aralık ayında düzenlenen törende aldı.

1959’da başlayan ‘Ordu ve Bölge Konserleri’nin ellinci yıldönümü olan 2009’da Rengim Gökmen yönetimindeki CSO ‘Kampüste Senfonik Akşamlar’ adlı turneyi başlattı. 2016’ya kadar sürdürülen turne kapsamında Anadolu’nun 36 farklı kampüsünde binlerce üniversite öğrencisine ulaşıldı.

2010

2010’LU YILLAR

Rengim Gökmen yönetimindeki CSO Eylül sonu ve Ekim başında Japonya’ya bir turne daha yaptı.
2006’dan beri CSO Birinci Şefliği görevini yürüten Rengim Gökmen yerini 2011’de Erol Erdinç’e devretti.
CSO, Erol Erdinç yönetiminde Ekim 2012’de Macaristan turnesine çıktı.
Rengim Gökmen Mart 2013’de yeniden CSO’nun başına geçti.
CSO Eylül 2013’de Rengim Gökmen yönetiminde, piyanist Gökhan Aybulus ile birlikte 10 günlük bir Çin turnesine çıktı.
CSO’nun 6 Nisan 1924 tarihli resmi yazıyla Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti unvanıyla Cumhurbaşkanlığı makamı çatısı altına girmesinin doksanıncı yılı 6 Nisan 2014 tarihinde verilen konserle kutlandı.

Rengim Gökmen CSO’nun birinci şefliği görevini 24 Temmuz 2014 tarihinde Selman Ada’ya devretti. Gökmen Mart 2016’da yeniden CSO’nun birinci şefliği görevine geldi.
Rengim Gökmen şefliğindeki CSO Katar’a 16-18 Nisan 2016 tarihlerinde turneye çıktı.
‘CSO’nun 190. Yılı Konseri’ Kasım 2016’da CSO Konser Salonu’nda Rengim Gökmen yönetiminde yapıldı.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 2018’de 1.500 öğrencinin şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki CSO ile Ankara Spor Salonu’nda bir araya geldiği görkemli bir konserle kutlandı.
CSO’nun 2019-20 Konser Sezonu, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himâyesinde, Rengim Gökmen yönetiminde 10 Ekim 2019’da verilen konserle açıldı.

2020

MÜZİK YENİ EVİNDE

Rengim Gökmen Mayıs 2020’de CSO’nun birinci şefliği görevinden ayrıldı.

2017’den beri CSO’da Yardımcı Şef olarak görev yapan Cemi’i Can Deliorman, Haziran 2020’de CSO’nun Birinci Şefliğine getirildi.

CSO’nun eksik kadrolarının doldurulması için 31 stajyer sanatçı alımı sınavının yapılacağı Resmi Gazetede duyuruldu. Ağustos 2020’de yapılan sınava 270 konservatuvar mezunu müzisyen başvurdu.

Ağustos ayındaki sınav sonucunda CSO’ya alınmasına karar verilen 30 stajyer sanatçının ismi Eylül ayında kamuoyuna duyuruldu.

CSO’nun yeni konser salonu 3 Aralık 2020 tarihinde verilen konserle kapılarını açtı.